Yirminci Yüzyılda Türkiye ve Balkanlar

Yirminci Yüzyılda Türkiye ve Balkanlar
11,99 € *

inkl. MwSt. zzgl. Versandkosten/Deutschland versandkostenfrei

Lieferzeit ca. 4-5 Werktage

  • 9789944374743
  • Hikmet Öksüz
  • 320
Avrupa’dan Akdeniz’e dogru sokulan üç yarimadadan en doguda bulunani Balkan Yarimadasi’dir. Bu... mehr
Produktinformationen "Yirminci Yüzyılda Türkiye ve Balkanlar"
Avrupa’dan Akdeniz’e dogru sokulan üç yarimadadan en doguda bulunani Balkan Yarimadasi’dir. Bu cografya konumu geregi çok degisik irk ve kültürlere ev sahipligi yapmis ve dünyaya yön vermek isteyen büyük güçlerin hedef alani olmustur. Bu durum Balkanlari uluslasma çaginda hep sicak atmosferde tutmus ve büyük düellolara ev sahipligi yapma konumuna itmistir. I. Dünya Savasi’nin buradan baslamasi, II. Dünya Savasi’nda buranin siklet merkezi olusu ve Soguk Savas sonrasi yasanan gelismeler ve bunun en dramatik örnegi olan Bosna Savasi bunlardan en belirgin olanlaridir. Bu cografya 5,5 asir boyunca Türk hâkimiyetinde kalmis ve son 50 yili hariç büyük ölçüde baris ve esenlik içerisinde tutulmustur. Bir Balkan ülkesi olarak kurulan ve politik-kültürel agirlik merkezini bu cografyada konuslandiran Osmanli Devleti 1912-1913 Balkan Savaslari sonrasinda siklet merkezinin sarsilmasiyla yikilis sürecinden kendini kurtaramamistir. Onun politik, etnik, dini ve kültürel mirasini Misak-i Millî anlayisi ile yeniden harmanlayan Türk Milleti, 1923’te bir ayagi Balkanlarda olan son, ama millî devletini tarih sahnesine çikartmayi basarmistir.Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulus tarihinden bu yana Balkan meselelerine “rövansist” bir algiyla degil, hep “reel politik” ekseninden yaklasmis ve bu cografyanin Balkanlilarin inisiyatifiyle uygarlik yarisinda yer tutmasini benimsemistir. 1934 ve 1954’teki Balkan Pakti denemeleri bunun somut örneklerdir. Dogasi geregi kirilgan bir yapiya sahip olan Balkanlar, kendi inisiyatifini ortaya koyamadigi ya da bünyesinde barindirdigi halklar “büyük olma” hirslarini frenleyemedigi vakit harici güçlerin oyun sahasina dönüsmektedir. Böylesi durumlarda en büyük zarari Balkan halklari görmektedir. 1990’larda yasananlar bunun trajik öyküleriyle doludur.Elinizdeki bu kitapta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 20. yüzyilda Balkan meselelerine nasil yaklastigini ve dönemler itibariyla Balkan Politikasini nasil sekillendirdigini, kronolojik çizgiden sapmadan bulacaksiniz.
Weiterführende Links zu "Yirminci Yüzyılda Türkiye ve Balkanlar"
Bewertungen lesen, schreiben und diskutieren... mehr
Kundenbewertungen für "Yirminci Yüzyılda Türkiye ve Balkanlar"
Bewertung schreiben
Bewertungen werden nach Überprüfung freigeschaltet.

Die mit einem * markierten Felder sind Pflichtfelder.

Zuletzt angesehen